12 Mayıs 2020 Salı

Beni Mutlu Hatırla*

Kimi zaman bende öyle derin ısırıklar katıyorum ki kendime
bunu gören annem, bir çay demliyor sebepsiz
Kafayı yemiş bir çağın, kafa kesen çocukları oluyor zaman
bir ıslık tütüyor geniş odacıkların birinde
hansel ve gratelin ekmek kırıntıları serpilmiş vücuduma
düşe kalka geçerken üfürükten teyyare acılar saplanıyor
bir güneş daha batıyor ayın kudretine boyun eğerek
istemsiz bir şekilde yatıyor bedenim
bir masal değil bu, mutlu sonlu bir kapanışı olsun
ölüm mutsuz bir sondur, ama sen beni mutlu hatırla!
Afrika... aç bırakılmış güzel kıta'm benim sen de mutlu hatırla.

Çığlıklara gömülmüş kapkaranlık bir çağdan geçerken
sebepsizce seni düşündüm, ölüm bana gebeyken
eski günleri, yitirdiğimiz yaşamın en güzel anlarını...
Sonra bir melek kalbime değdi, kaçırdı beni bulutlara
bir bulut gördü, bir bulut bildi, bir bulut anladı, bir bulut...
Aşkı devrik cümlelere sığdıramazken derin cümlelerde kaybolduğunu
yaşanmaz mevsimlerden geçerken alyuvarlarım çatladı
Afrika susuzluktan kırılırken Tanrı İsa'ya mı su verirdi?
Bilmezdik, acı acı dualar okurken göğe
esrarengiz bir yerde, tenha bir zamanda patlarken bombalar
yürek burkan sesler kulakları sağır ederken
Tanrı, bizi bizle bırakırken tutuşurdu yangınlar...

İnsan ölümü bir vazgeçiş olarak gördü
aslında asıl vazgeçiş kaçıp gitmekte
ölüm kurtuluştur ancak diğer şeylerin aksine
intihara meyilli bir gecede; habersiz kuşlar uçuverdi parmaklarımın arasından
onlar uzaklaşırken benden sinsice bir yalnızlık tünedi yamacıma
kuşkuya düşürürken beni gözlerim bir acı peydahlandı yüreğime
yavaşça ilişti göz yuvalarıma acının hissiyatı
yakarışlara kurban oldu gözyaşlarım...
unutma mutsuz bir son bu, ama sen beni mutlu hatırla!
Afrika... aç bırakılmış güzel kıta'm benim sen de mutlu hatırla.

*Bu şiir Afrika'ya ithaf edilmiştir.